|
Cerrahi tedavi için nöroloji uzmanına
başvuran veya sevk edilen hastalar mutlaka
ameliyat olacak demek değildir. Hastaların önce
haftalar süren bir takım cerrahi öncesi
incelemelerden geçmesi ve uygulanacak cerrahi
yöntemin tartışılması gerekir. Bundan sonra
hastanın iyi bir aday olmadığı ve başka tedavi
planlarının yapılmasına karar verilebilir.
Cerrahi tedaviye karar vermeden önce
hastanın nöbetlerinin tıbbi tedaviye dirençli
olduğunun gösterilmesi gerekir. Bu nedenle
hastaların en az 2 yıl ilaç kullanması
gereklidir. En az 2-3 uygun antiepileptik ilaçın
tek tek (monoterapi) ve beraber (politerapi)
yeterli dozda ve sürede kullanılması
sağlanmalıdır. Bu ilaçların nöbetleri kontrol
edinceye kadar veya kabul edilemeyen doza bağlı
yan etkiler gelişinceye kadar tedrici olarak
artırılması gerekir. Nöbetlerinin nedeninin
beyinde tümör, damarsal anormallik gibi yapısal
bozukluğa bağlı olduğu hastalarda, cerrahi
tedaviye daha erken karar verilebilir. Gerek
ilaca direnç, gerekse cerrahi başarı bu
durumlarda yüksektir. Nöbetler ne kadar uzun
süredir kontrol edilemiyorsa, cerrahiden sonra
da nöbet kontrolünün başarısı o kadar düşük ve
psikososyal sorunların ortaya çıkma olasılığı o
kadar yüksek olacaktır.
Başlıca iki tipte epilepsi cerrahisi yöntemi
vardır. İlki ve tercih edileni epileptik odağın
kendisinin kaldırılmasıdır (rezektiv cerrahi).
Diğeri ise nöbet yayılım yollarının kesilmesi
yoluyla nöbetlerin yayılmasını, sıklık ve
şiddetini azaltmaya yönelik olan cerrahi
yöntemidir (fonksiyonel cerrahi, palyatif
cerrahi).
Nöbetlerin tamamen ortadan kaldırılmasına
yönelik olan rezektiv cerrahi yöntemleri,
parsiyel başlangıçlı nöbetleri olan yani
nöbetleri belirli bir odaktan başlayan hastalara
uygulanır. Yukarda bahsedildiği gibi bu hastalar
yeterli sayı, doz ve sürede ilaç kullandıktan
sonra dirençli olduğu ispatlanan, yaşam kalitesi
düşük hastalardır. Epileptik odak beynin tek
tarafında ve nispeten zararsız yerinde ise yani
ameliyattan sonra hareket kabiliyeti, bellek,
konuşma, görme gibi önemli bilişsel
fonksiyonları bozulmayacaksa çok gecikmeden
cerrahi yöntem belirlenmelidir. Bu karar ancak
cerrahi öncesi incelemeler sonrası verilebilir.
Cerrahi öncesinde nöroloji uzmanı, beyin
cerrahisi uzmanı, radyoloji ve nöropsikoloji,
psikiyatri uzmanlarından kurulu bir ekip
tarafından uygulanan testler sonucu hastanın bu
tip cerrahiye uygun olup olmadığına karar
verilir.
REZEKTİV EPİLEPSİ CERRAHİSİ
"Primer jeneralize epilepsi" denilen,
beyinde odak mevcut olmayan, bir kısmının
ailesel olduğu gösterilebilen epilepsilere ve
ayrıca "çocukluk yaş grubunun iyi huylu parsiyel
başlangıçlı nöbetli" epilepsi hastalarına
kesinlikle uygulanmaz. Ayrıca hastanın
ilerleyici bir hastalığı olması epilepsi
cerrahisi yararlarını kısıtlayabilir. Ciddi
medikal problemi olan hastalarda epilepsi
cerrahisinin yarar ve zararları göz önüne
alınarak karar verilir. Zeka düzeyi düşük (IQ<70)
hastalara rezektiv cerrahi yapılıp yapılmaması
tartışılmalıdır, çünkü bu hastaların sıklıkla
yaygın anormallikleri bulunur ve cerrahi sonuç
başarısız kalır. Cerrahi öncesi incelemelerde
hasta ile yeterli işbirliği kurulamıyorsa
cerrahi düşünceden vazgeçilir. Nöbetlere bağlı
olmaksızın aktif, kronik psikozu olan hastalar
için nadiren cerrahi kararı alınır.
Cerrahi planlanan hastaların çoğunluğunda
noninvaziv denilen Evre 1 incelemelerden sonra
cerrahiye karar verilebilir. Bu incelemeler
hastanın nöbet öyküsünü, fizik ve nörolojik
muayenelerini, radyolojik görüntüleme
incelemelerini, nöropsikolojik testlerini,
psikiyatrik muayenesini ve uzun süreli video/EEG
monitorizasyonunu içerir. Cerrahi öncesi Evre 1
incelemenin en önemli kısmını saçlı deriye
elektrod yerleştirilerek yapılan uzun süreli
video/EEG monitorizasyonu oluşturur. Hasta
yatırılarak tipik nöbetlerinden en az 3 veya
daha fazlası gözlenene kadar monitorizasyona
kesintisiz devam edilir. Nöbet öncesi ve nöbet
sırasında hastanın görüntüsü ve eş zamanlı
EEG'si kaydedilir. Nöbetlerini görmek amacıyla
hastanın ilaçları sıklıkla azaltılır veya
gerekirse tamamen kesilir. Uyku ve uyanıklık
sırasında nöbet öncesi ve nöbet sırasındaki EEG
değişiklikleri defalarca incelenerek nöbet
başlangıç odağı veya alanı araştırılır. Evre 1
incelemeleri sonucu tüm testler birbirleri ile
uyumlu ise ve nöbet odağı olarak beynin tek bir
yerinde ve alındığında cerrahi sonrasında
hastada önemli bir bilişsel fonksiyon kaybına
neden olmayacaksa cerrahiye karar verilir.
Az bir hasta grubunda Evre 1 incelemeleri nöbet
odağını saptamada yeterli olmayabilir veya nöbet
odağının lisan, motor, duyu gibi beynin önemli
fonksiyon alanları ile ilişkisini saptamak
gerekiyorsa "invaziv incelemeler" denilen daha
ileri incelemelere geçilir. İleri incelemeler
yanlızca Evre 1 incelemeleri sonucunda
nöbetlerinin halen tek odaktan kaynaklandığı
düşünülen hastalarda uygulanır.
Rezektiv cerrahinin başarısı hasta seçimine,
epilepsi tipine, epilepsi odağının yerine ve
cerrahi öncesi yapılan araştırmalara bağlıdır.
Hasta operasyondan sonra da 1-2 yıl ilaç
kullanır. Artık nöbet gelmiyorsa ilaçlar yavaş
yavaş azaltılır ve kesilir.
Epilepsi odağını oluşturan anormallik EEG ile
birlikte bir damar anormalliği, iyi huylu bir
kitle ve benzeri bir yapı ise cerrahi başarısı
oldukca yüksektir. Ama yalnızca EEG kriterlerine
göre ameliyat olacaksa temporal bölgelerden
(yani beynin yan ve iç kısımlardan) başlayan
nöbetlerde cerrahi başarı çok yüksektir. Beynin
ön kısımlarından (frontal) veya arka
kısımlarından başlayan epilepsilerde nöbet
başlangıç yerini saptamak zor olduğundan
başarısı da düşüktür (% 50 veya daha aşağı).
Palyatif (Fonksiyonel ) epilepsi cerrahisi ise
rezektiv cerrahi uygulanamayan hastalarda nöbet
yayılım yollarının kesilmesi, böylece epileptik
odağı geri kalan beyin kısımlarından izole
ederek nöbet yayılımını önlemek için yapılır.
Tedaviye dirençli sekonder jeneralize
nöbetlerde, atonik nöbet denilen ani düşme
ataklarıyla seyreden nöbetler için uygulanır.
VAGAL SİNİR UYARIMI
Son yıllarda geliştirilen ve halk
arasında "pil" tedavisi olarak bilinen "Vagal
Sinir Stimulasyonu" da fonksiyonel bir cerrahi
yöntemidir. Boynun sol tarafında vagus denilen
bir sinir yoluyla beyine elektrik akımı
gönderilmesi yöntemiyle çalışır. Küçük bir
operasyonla elektrod vagus sinirine bağlanır ve
pil sol göğsün cilt altına açılan bir cebe
yerleştirilir. Pil otomatik çalışır, yapılan
programa göre çok kısa aralıklarla beyine çok
küçük elektrik akımları yollar. Ayrıca hasta
istediği zaman özel bir mıknatısı pilin üzerine
tutarak fazladan uyarım yapabilir.Uygulanması
kolay bir yöntem olup, diğer fonksiyonel
cerrahilerde olduğu gibi nöbet kontrolünü
sağlamak amacı ile kullanılır.
|