|
Ailesel Epilepsi ne anlama gelir?
Epilepsi (sara) hastalığının aynı
ailede birden fazla kişide görülmesi durumunda
ailevi epilepsi hastalığından söz edilmektedir.
Ailesel epilepsi tanımı aynı ailede birden fazla
kişinin, özellikle de birinci derece akrabaların
yani anne, baba veya kardeşlerin etkilendiğini ifade
etmektedir.
Epilepsi ailesel ya da genetik bir hastalık mıdır?
Bu soruya bugünkü bilgilerimizin
ışığında büyük ölçüde olumlu yanıt vermek mümkündür.
Bu durum uzun yıllardır bilinen ailesel geçişin
önemini göstermektedir. Hipokrat 2500 yıl önce
epilepsiyi tanımlamış, doğa üstü güçler tarafından
meydana gelmediğini, kalıtsal bir hastalık olduğunu
açıklamıştır. İkiz kardeşlerde yapılan bilimsel
çalışmalar, bazı hayvan türlerinde yürütülen
deneyler, insan genom çalışmaları ve polimeraz
zincir reaksiyonu (PZR) gibi gelişen çeşitli yeni
teknikler ile birlikte epilepsinin genetik
temellerinin aydınlatılması geçtiğimiz yüzyılda hız
kazanmıştır.
Annesi ya da babasında
epilepsi olduğunda çocukta epilepsi görülme riski
var mıdır?
Tüm epilepsilerin %40-60'ının temelinde genetik yani
kalıtsal etkilerin olduğu düşünülmektedir. Ancak bu
faktörler tek başına epilepsi gelişen tüm olguları
anlamaya yeterli değildir. Epilepsili olguların
yaklaşık yarısını nedeni bilinmeyen, daha doğrusu
nedenin genetik olduğu düşünülen grup (idyopatik
epilepsi) oluşturmaktadır.
Bu hastalıkta nöbet şekilleri farklılık
gösterebilir, dalma, sıçrama ve kasılmalı büyük
nöbet şeklinde olabilir. Özellikle bu epilepsi
türlerinde ailede epilepsi varlığı daha dikkat
çekicidir. Bu tür epilepsisi olan anne-babaların
çocuklarında epilepsi riski artabilmektedir. Beyinde
sonradan oluşan bir hasara bağlı epilepside ise
genetik faktörlerin etkisi yine varolmakla birlikte
daha düşüktür. Anne ya da babadan birinde epilepsi
olduğunda çocukta epilepsi riski bu nedenle önce
uygun incelemelerle epilepsi tipinin araştırılması
ve ilgili doktorlara danışılarak öğrenilebilir. Anne
ve babası epilepsi olsa da çocukta epilepsi
görülmemesi yüksek olasılıkla mümkündür.
Akraba evliliği epilepsi açısından risk oluşturur
mu?
Evet, bu durum ailede epilepsi
hastası varsa çocukta epilepsi olma olasılığını çok
arttırır. Ayrıca epilepsi ile birlikte zeka
geriliği, ve diğer beyin özürleri ile giden bazı
hastalıklar açısından da akraba evliliği risk
yaratmaktadır. Kimi zaman çok uzak diye düşünülen
akrabalıklarda bile bu tip ağır genetik hastlalıklar
görülebilmektedir.
Epilepsi görülmesi açısından ülkeler, etnik köken ya
da ırklar arasında fark var mıdır?
Epilepsi tüm ırklarda ve ülkelerde
sık karşılaşılan hastalıkların başında gelmektedir.
Genel olarak görülme sıklığı ortalama % 1'dir. Ancak
bazı nöbet tiplerinde etnik köken önem
taşıyabilmektedir. Örneğin ateşli havale (febril
nöbet) Japonya'da diğer toplumlara göre daha sıktır.
Dünyada hesaplara göre 100-200 milyon kadar epilepsi
hastası birey vardır. Az gelişmiş ülkelerle gelişmiş
ülkeler arasında epilepsi sıklığı açısından çok
büyük fark olmasa da epilepsi başlangıç yaşı ya da
neden olan faktörler açısından belirgin farklar
görülebilir. Örneğin bazı infeksiyon hastalıklarının
beyinde yarattığı hasara bağlı epilepsiler az
gelişmiş ülkelerde daha sık görülmektedir.
Epilepside
kalıtım şekli nasıldır?
Epilepside belli değişiklikler
gösteren kalıtım şekilleri rol oynamaktadır. Bu
sorumlu olan gen veya genlerin kuşaktan kuşağa
geçişi ile ilgilidir. Otozomal dominant (OD),
otozomal resesif (OR), X'e bağlı kalıtım ve
mültifaktöryel kalıtım ismi verilen, anne-babadan
çocuğa aktarımın belli özellikler gösterdiği kalıtım
şekilleri vardır. Bu kalıtım şekli aile ağacının
doktor ve genetik uzmanı tarafından hazırlanmasıyla
belirlenmeye çalışılır. Böylece risk belirlemeleri
yapılır. Önemli olan otozomal resesif kalıtım
şeklinin akraba evliliği, hatta hastalığın sık
görüldüğü aynı köy ve bölgedeki evlilikler ile
artmasıdır. Ülkemizde sık yapılan akraba evlilikleri
sonucu hastalıkların görülme sıklığının arttığının
bilinmesi önem taşımaktadır.
Çoğunlukla basit kalıtım özelliği gösteren, sara
nöbetlerinin hastalığın sadece bir kısmını
oluşturduğu, birçok başka bulgunun da beraber
görüldüğü 160 kadar tek gen hastalığı bilinmektedir.
Kalıtımda bir tek gendeki bozukluk sorumludur. Bu
hastalıklar çoğunlukla belirlenebilen bir nedene
bağlı (semptomatik) epilepsilerdir, çoğunluğunda
zeka geriliği görülür ve epilepsilerin küçük bir
kısmından, %1`inden sorumludur. Tuberoz skleroz,
Lafora cismi hastalığı, Fenilketonüri, Tay-Sachs
hastalığı, Progressif miyoklonik epilepsileri bu
grupta yer almaktadır ve sorumlu genleri
belirlenmiştir.
Daha önce sözü edilen idyopatik jeneralize epilepsi
grubunda kalıtım şekli semptomatik epilepsiler kadar
net değildir. Bu nedenle genetik araştırmalar daha
güçlük arzetmektedir. Bu olgularda birden fazla gen
aynı epilepsi sendromuna yol açabilmekte (poligenik),
edinsel ve çevresel faktörler rol oynayabilmektedir
(mültifaktöryel). Ayrıca aynı epileptik sendroma
birden fazla genin neden olması (heterojenite)
genetik temelin aydınlatılmasını güçleştiren
özelliklerdir. Buna rağmen bu grup içinde yer alan
özel hastalıkların genleri bulunmuştur. Febril nöbet
artı jeneralize epilepsi (FNJE), OD noktürnal
frontal lob epilepsisi (ODNFLE), Selim ailesel
yenidoğan konvülzüyonları (SAYK), Selim ailesel
infantil konvülzüyon (SAİK) gibi hastalıklar örnek
olarak verilebilir.
Bu grupta yer alan hastalıkların bazılarında sorumlu
genin kromozomlardan hangisinde ve hangi bölgesinde
yerleştiği belirlenmiştir. Bu bölgeler toplumdan
topluma farklılık gösterebilmektedir. Genlerin
bulunmasına yönelik çalışmalar devam etmekte ve
aylar-yıllar içerisinde yeni buluşlar yapılmaktadır.
Bu hastalıklara örnek olarak Çocukluk çağı selim
miyoklonik epilepsi, Çocukluk çağı absans epilepsisi
(ÇÇAE), Jüvenil absans epilepsisi (JAE), Jüvenil
miyoklonik epilepsi (JME) verilebilir.
Basit ve karmaşık kalıtım şeklini belirlenmesi
moleküler genetik araştırmalar (geni bulmaya yönelik
bilimsel çalışmalar) açısından son derece önemlidir.
Karmaşık kalıtım şekli gösteren hastalıklarda genin
bulunduğu bölgeyi belirlemek (bağlantı analizi) ve
sorumlu geni saptamak daha güçtür.
Ailemizde epilepsi
var, bunu araştırmak için ne yapmalıyız?
Böyle bir durumda hasta ve sağlam aile bireylerinin
epilepsi polikliniği yürütülen bir merkeze
başvurması gerekmektedir.
Epilepside kalıtım rolünün aydınlatılabilmesi için
titiz bir çalışma yapılması ve belli basamaklara
uyulması gerekir. Ayrıntılı klinik değerlendirmeyi
takiben amaç moleküler genetik incelemelerin
planlanmasıdır. Bu da klinisyen ve genetikçi
arasında ortak bir çalışmayı gerektirir.
Öncelikle hastanın, sonrasında diğer hasta
yakınlarının doğum öncesini de içeren ayrıntılı
özgeçmiş, nöbet veya nöbetlerin başlangıç yaşı,
detaylı özellikleri, eşlik eden nörolojik bulguları,
EEG ve beyin görüntüleme özellikleri incelenerek
epilepsi hastalıkları tanımlanır.
Aile
ağacı çalışmaları: Tüm
bu bilgilerle aile ağacı hazırlanmalı, her ayrıntı,
özellikle doğum tarihi, isim değişiklikleri, ölü
doğumlar, akraba evlilikleri, doğum bölgesi
işaretlenmelidir. Her görüşmede aile ağacının
yenilenmesi, yeni doğumlar ve etkilenen bireylerin
eklenmesi unutulmamalıdır. Ancak ayrıntılı
hazırlanmış bir aile ağacı üstünde kalıtım şeklinin
anlaşılabilir.
Etik (ahlaksal) kurallar: Ailenin değerlendirilmesi
ve genetik incelemelerin planlanması sırasında etik
kurallar titizlikle uygulanmaktadır. Her hasta
hastalık, yapılacak incelemeler, amaç, olası
sonuçlar hakkında ayrıntılı olarak
bilgilendirilmektedir.
Her hasta sözlü ve yazılı metinle
bilgilendirildikten sonra yazılı izin alınır, 18
yaşından küçükler için ebeveyn izni eklenmektedir.
Hastanın ismi, alınan bilgiler, kan dokusu titizlik
içinde saklanmakta, doktoru dışında kimseye
gösterilmemektedir.
Ailedeki epilepsi tüm
kişilerde aynı şekilde mi seyreder yani anne ya da
babadakine göre hastalık çocukta daha ağır
seyredebilir mi?
Aynı ailedeki hastalar arasında
arasında nöbet başlangıç yaşı, nöbet tipleri ve
şiddeti açısından farklılıklar görülebilir. Çocukta
hastalıkta şiddetlenme şart değildir ama olabilir.
EEG'nin epilepsi
genetiği açısından yardımı olabilir mi?
EEG hastalığın beyin aktivitesi açısından
özelliklerin belirlenmesinde önemli rol oynar.
Ayrıca epilepsi genetiği çalışmalarında önemlidir.
Görünüşte hasta olmayan aile bireylerinde epilepsiye
ilişkin EEG özellikleri saptanabilir. Kardeşlerin
%30-40'ında, çocukların %10'unda bu bulgular
görülebilir. Özellikle ışık duyarlılığı ailesel
özellik gösteren EEG bulgularındandır. |