|
Gebelik sırasında antiepileptik ilaçlarla (AEI)
tedavi, doğum anomalisi ve uzun süreli nörokognitif
problemlerin gelişme riskinde artışa neden olur. Bu
nedenle gebe kalmayı planlayan epileptik kadınlar
karar vermesi zor bir ikilemde kalmaktadır. İlaçlara
devam edip artmış doğum anomalisi riskini göze almak
ya da ilaçları kesip artmış ciddi epileptik nöbet
sıklığı ve buna bağlı anne ve fetüsün tehlikeye
girmesi riskini göze almak...
Gebelikte
epilepsinin riskleri
Status epileptikus, epileptik gebeliklerin
%
1-2’sinde görülür ve yüksek bir anne ve bebek ölümü
ile ilişkilidir.
Gebelikte
epileptiklerde ölüm oranı 10 kat artar ve
ölümlerin çoğu ani ilaç kesilmesi sonucu ortaya
çıkan nöbetler sonucu gelişir.
Gebelik
komplikasyonları 2-3 kat daha sıktır. Toksemi "kana
bakteri ya da toksin karışmasıdır" , preeklampsi
"gebeliğin son aylarında çıkan gebeliğe bağlı
hipertansiyon ve yaygın ödemle karakterize bir
rahatsızlıktır.", kanamalar, anemi, erken plasenta
ayrılması, erken doğum...
Jeneralize
tonik - klonik nöbetler fetüse giden plasental kan
akımının ve oksijen miktarının azalmasına ve
bazen de fetal bradikardi "Fetusta düşük tansiyon,
Fetusta bayılma" ve düşüğe neden olabilir.
Nöbet
sırasında travma sonucu anne veya fetus
yaralanabilir.
Non-konvülsif
nöbetlerin anne ve fetus üzerinde olumsuz etkisi
olup olmadığı bilinmemektedir.
Gebelerin
% 60’ında nöbet sıklığı değişmez, % 30’unda artar ve
% 10’unda nöbetler azalır. Nöbet sıklığındaki
artışın birçok olası nedeni vardır:
Antiepileptik ilaçların farmakokinetiğinde değişiklikler
"Farmakokinetik: İlaçların vücut sıvılarında
emilimini, dağılımını, dönüşümünü ve vücuttan
atılmasını matematik modeller kurarak inceleyen
bilim dalıdır"
Plazmaproteinlerine
azalmış bağlanma (Artmış plazma volümü, azalmış
albumin seviyesi).
İlacın
artmış eliminasyonu (Karaciğer ve böbrekten).
Artmış
vucut ağırlığı ve total vücut sıvısı miktarı
ilacın azalmış plazma konsantrasyonu.
Hormonal
değişiklikler Östrojen nöbet eşiğini azaltır, progesteron
arttırır.
Bulantı
ve kusma sonucu ilacın emilimi azalır.
Diğer
sorunlar: Metabolizmada değişiklikler, eklampsi, serebral
venöz tromboz gelişimi.
Konjenital
anomaliler
Konjenital "goğuştan" anomali gelişim riski, tek
bir antiepileptik ilaç alındığında % 3 civarındayken
birden fazla ilaç alındığında % 17’ye kadar
çıkmaktadır. Önemli anomalilerin çoğu gebeliğin
erken safhalarında, kadın daha gebe
olduğunu bilmeden gelişir.
Mental
gelişme geriliği
Gebelik
sırasında yüksek doz Valproat almış olan
annelerin çocuklarında azalmış verbal IQ riski
vardır.
Neonatal
kanamalar
Phenitoin ve Carbamezapin K vitamininin
metabolizmasını arttırabilirler ve yenidoğanda K
vitamini eksikliği sonucunda artmış kanama riskine
neden olabilirler.
Tüm bunlara rağmen epileptik kadınlar çocuk
sahibi olmaktan asla vazgeçirilmemelidirler; çünkü
sağlıklı bir çocuk dünyaya getirme ihtimali % 90’ın
üzerindedir.
Önemli olan gebeliği planlamadan önce takip eden
doktorla bu konuda görüşüp gebeliği birlikte
planlamaktır. Ancak bu sadece gebeliklerin %
50’sinde gerçekleşebilmektedir.
Eğer
nöbetler iyi kontrol altındaysa ilacın dozu
değiştirilmez, çünkü anomali riskini azaltmak için
çok geçtir ve ilaç kesilirse nöbet riski yüksektir
Doğum
anomalisi riski konsantrasyona bağımlı
olan ilaçlarda (örn. Valproat) günlük dozun birkaç
parçaya bölünmüş olarak verilmesi önerilir.
Epileptik
kadında gebeliğe hazırlık
Nöbet
sayısı kontrol altında ve mümkün olduğunca düşük
olmalıdır.
Eğer
hasta 2 yıldan fazladır nöbetsizse;
Gebelik
bir süre ertelenmeli ve AEI yavaşça
azaltılıp kesilmelidir.
İlaç
kesildiğinde nöbet tekrarı riski ilk yıl için
%25’tir ve nükslerin % 90’ı ilk yılda olur.
Eğer
nöbet riski yüksekse veya hasta nöbet olma
olasılığı yüzünden tedirginse tedaviye devam
edilmelidir.
Nöbet
tekrarı için risk faktörleri semptomatik
epilepsi olması veya idyopatik epilepside interiktal
EEG’nin bozuk olmasıdır.
Juvenil
myoklonik epilepside tedavi devam edilmelidir.Hangi
ilaç? Hangi dozda?
Nöbet
tipine en etkili ilaç kullanılmalıdır.
Mümkünse
monoterapi verilmelidir.
Hastaların
%20’sinde politerapi gerekir.
Ancak
yine de kesilmesi mümkün olan tüm ilaçlar
kesilmelidir. Ne kadar az ilaç olursa risk o kadar
düşer.
Lamotrigine-
Valproat kombinasyonu teratojenite açısından çok
risklidir.
Mümkün
olan en düşük doza inilmelidir.
Devam
edilmesi planlanan dozda en az 6 aydır iyi bir nöbet
kontrolü gözlenmiş olmalıdır.
Eğer
Valproat kullanılması gerekiyorsa günlük doz 3 - 4
parçaya bölünmüş olarak verilmelidir ve yavaş
salınımlı preparatlar tercih edilmelidir.
Antiepileptiklerin
plazma konsantrasyonu gebelik öncesi kontrol
edilmeli ve daha sonra gebelik
sırasındaki değerlerle karşılaştırılmalıdır.
Kontroller
her trimestr başında ve doğumdan 1 ay
sonra tekrarlanmalıdır.
Ancak
doz değişiklikleri yaparken klinik gözlemler daha ön
planda tutulmalıdır (Toksik belirtiler veya
nöbetlerde sıklaşma).
Plazma
proteinlerine yüksek oranda bağlanan AEI’larda (Örn.
Valproat, Phenobarbital, Carbamezapine ve Phenitoin)
serbest plazma konsantrasyonlarının ölçülmesi daha
uygundur.
Lamotrigine
gibi bazı AEI’ın konsantrasyonu doğumdan sonra hızla
yükselir ve bu nedenle toksik belirtileri önlemek
açısından doz düşürülmelidir.
Folik
asit
Folik asit yetmezliği doğum anomalilerine n • eden
olabilir.
Bazı
AEI’lar folik asit yetmezliğine neden olabilir.
Gebelerde
folik asit 2,5-5 mg/gün gebelikten en az 3 ay
önce başlanması ve 1. trimestr "insandaki 9
aylık gebelik süresinin her 3 aylık dönemlerine
verilen addır" sonuna kadar devam edilmesi önerilir.
Vitamin
K
Phenitoin
veya Carbamezapin kullanan hastalarda gebeliğin son
ayında günde 10-20 mg K vitamini başlanması
önerilmektedir.
Yenidoğanda
da doğumdan hemen sonra 1 mg Vitamin K IM veya IV
verilmelidir.
Gebeliğin
takibi
Yüksek çözünürlüklü transvajinal ultrasonografi
11-13. haftalarda nöral tüp defektlerini, 20.
haftada ise kardiak gelişim defektlerini ve yarık
dudağın saptanması açısından önemlidir.
Alfa-feto protein takipleri de önemlidir.
Amniosentez rutinde önerilmemektedir ve
endikasyonları diğer gebelerde olduğu gibi
konulmalıdır.
Doğum
Çoğu
epileptik anne spontan normal vajinal yolla
doğum yapar. Ancak doğum esnasında hiperventilasyon,
uykusuzluk, ağrı ve emosyonel stres nöbet
olasılığını arttırır. Bu nedenle mümkün olduğunca
erken epidural anestezi yapılması önerilmektedir.
Jeneralize
tonik-klonik nöbetler doğum sırasında kadınların %
1-2’sinde görülmektedir ve doğumdan 24 saat sonra
da yine kadınların % 1-2’sinde görülür.
Doğum,
mümkün olduğunca anne ve yenidoğan için resusitasyon imkanlarının
olduğu bir odada gerçekleştirilmelidir.
Eğer erken doğum ve prematürite nedeniyle
kortikosteroid verilecekse mikrozomal enzim
indükleyen AEI kullanan hastalarda steroid dozu
arttırılmalıdır.
Puerperium
(Lohusalık)
Eğer gebelik sırasında AEI dozu arttırıldıysa
toksisitenin önlenmesi açısından dozun yavaşça
azaltılması önerilir.
Anne
sütünde antiepileptik ilaçlar
AEI’ların
anne sütündeki konsantrasyonları genelde düşüktür.
Emzirmenin
avantajları bebeğe anne sütüyle geçen AEI’ların olası
yan etkilerinden daha fazla olduğundan tüm AEI
kullanan annelerde emzirme özendirilmelidir.
Anne
sütündeki düşük doz ilaç bebeğin ilaçtan yavaş bir
şekilde çekilmesine yardımcı olmaktadır.
Anne
sütünde daha yüksek dozlarda bulunan ilaçlarda
bebek sedasyon açısından gözlenmeli ve gerekirse bir
müddet emzirilmemelidir. Yüksek doz Lamotrigine alan
annelerin bebeklerinde Lamotrigine seviyesi takip
edilmelidir.
Prof.
Dr. Babür Dora, Akdeniz Üniversitesi |