|
Merhaba Dostlar
Bildiğiniz gibi epilepsinin sosyal boyutunda
faaliyet gösteren bir derneğimiz var ve uzunca bir
süredir bu konuda faaliyet göstermekteyiz, fakat
epilepsi olanların sosyal yaşamdan izole yaşamayı
tercih etmeleri nedeniyle gönüllülük hususunda
zorluklar çekmekteyiz.
Kişiler ilk etapta gerçekten bir şeyler yapma
çabasıyla gelmekte fakat ülkemizde sosyal
çalışmaların ağır işlemesi nedeniyle kişiler
azimlerini kaybetmekte, sebatkar olamamaktalar ve
bunun sonucu olarak da kopmalar başlamaktadır.
Kimi zaman da yaklaşımlar daha menfi olmaktadır.
Yani kişiler belirli beklentilerle gelmekte ve bu
beklentilerin karşılanmadığını gördüklerinde
uzaklaşmaktadırlar. Böyle yaklaşımda bulunan
kişilere şunu belirtmeliyim. İnanın bizim gibi bu
işle profesyonel olarak ilgilenen senelerini vermiş
insanlar kişilerle daha ilk konuşmalarında onların
bir beklentiyle mi yoksa gerçekten toplumun menfaati
için mi geldiklerini kesinlikle anlarlar. Size
tavsiyem düşünceniz ve beklentiniz her ne olrusa
olsun bu hedefe ulaşmanın tek yolu beklenti içinde
olmadan çalışmaktır. Göreceksiniz buna paralel
olarak amaçlarınıza, beklentilerinize zaten
ulaşacaksınız.
Sevgili dostlar şu konu iyice anlaşılmalıdır. Sivil
Toplum Kuruluşları ve bu kuruluşların organları
gönüllüler olmadan bir hiçtir. Yapı içindeki
organlar beyin ise gönüllüler kalbi, kanı, canıdır
ve kalp olmadan bir yapının verimli çalışması,
yaşaması mümkün değildir.
Bir çok insan bizden sorunlarını çözmemize yönelik
taleplerde bulunmaktadırlar şimdi lütfen düşünün biz
gerekli olan gönüllü desteğini alamazsak bu ihtiyaç
sahibi insanlara nasıl hizmet götürebiliriz?
Dostlar evet, sizin bizden olduğu gibi bizim
de sizden beklentilerimiz var ve bunların başında
gönüllü olarak katılımcı olmanız geliyor.
Katılımcı olu ki sizinle aynı sorunlara sahip
kişileri için beraberce bir şeyler yapalım ve bu
sorunların aşılmasına yönelik sizin için bir şeyler
yapabilelim. Tabi benim sorunum bana yeter deyip
olayları kenardan izlemeyi tercih eden bencil ve
duyarsız kişilerden değilseniz. Bu serzeniş için
kusura bakmayın ama açık görüşüm budur ve açıkça
fikirlerini beyan etmeyi benimsemiş biriyim.
Kaldı ki;
-
Daha ne kadar, kişilerin size ön yargılı
(vebalıymışsınız gibi) yaklaşımlarına tahammül
edebileceksiniz?
-
Çocuğunuz epilepsi ise geleceğinden hiç mi şüphe
etmiyorsunuz?
-
Gerçek dünyada yaşamak varken, daha ne kadar
internet ortamında duygusal ilişkileri yaşama
peşinde koşacaksınız?
-
İşverenlerin konu hakkında yeterince bilgiye
sahip olmamaları nedeniyle senelerce işsiz
kalmayı ne kadar daha göz önüne alabileceksiniz?
-
Kimin ne zaman yakalanacağını bilemediği bir
hastalıkta, hiç epilepsi olmayacak mısınız gibi
mi geliyor?
Bu sorular ve dahasını kendinize sorun ve artık
evlerinizde saklanmayın!
Korkularınızı yenmeye çalışın ve dışarı çıkın,
kendiniz çıkamıyorsanız ilk etapta yakınlarınızdan
yardım isteyin!
Unutmayalım epilepsi konusunda huzur ortamını
yaratmak bizim elimizde. Yeterli çabayı
gösterdiğimiz taktirde yapamayacağımız hiçbir şey
yok!
Sağlık ve huzurla kalın...
Alparslan VARER |