ETD Makale / Derneği Neden Kurduk?

Dostlarınızla Paylaşın
                            
             
   Ana Sayfa  İletişim  Forum
 
 Derneği Neden Kurduk?

     Merhaba Sevgili Dostlar

     Epilepsi, beynimizde meydana gelen kısa süreli bir elektriksel dengesizlik sonucu ortaya çıktığı için oluşan nöbetlerde kişilerin hissettiği, tıpkı elektrik çarpılmasında olduğu gibi karıncalanma ve uyuşmadır.

     Şimdi duruma gerçekçi olan farklı bir açıdan bakalım. Bir kişinin yüksek akımlı elektriğe maruz kaldığını düşünelim ve bu olduğunda kişinin nasıl kasıldığını ve çırpındığını zihnimizde canlandıralım. Evet! Bir kısım epilepsi hastasının nöbet sırasında hissettiği, yaşadığı durum budur ve bu durumu öylesine yaşar ki, nöbet bittiğinde, adalelerinin aşırı kasılmasından dolayı halsiz düştüğü için bulunduğu yerden kalkamaz hale gelir.

     Böylesine yıkıcı, psikolojik problemler yaratabilecek bir olayı, beş aylık bebeklerin, beş yaşındaki çocukların, on beş yaşındaki gençlerin yaşadığını düşünün. Biz bu derneği, zihnimizde bu düşünceleri canlandırarak kurduk.

     Epilepsi hastalığı mevzubahis olduğunda aslında sadece çocuklardan ve gençlerden bahsetmek yeterli olmayacaktır. Çünkü uluslararası zeminde ve ülkemizde, toplumun yaklaşımının son derece önyargılı olması nedeniyle, diğer yaş gruplarının da kendilerine has sıkıntılarının olduğu çok açık şekilde görülmektedir.

     Epilepsi, sara, özürlü ya da engelli kelimeleri, kişilerin bireysel kimliklerini değil bedensel kimliklerini gösterir. Bu ayrımın farkına vararak, toplumun epilepsi ya da herhangi bir engele sahip olan kişiye vereceği en büyük destek, onları oldukları gibi kabullenmektir.

     Bunun sağlanabilmesi için, şu anki durum göz önüne alınacak olursa derinliği olan, iki yönlü bir çalışma gerekmektedir. Derneğimizde de yapılacak faaliyetlerin çatısı bu iki ana temel üzerine oluşturulmaktadır.

  1. Epilepsi olan kişiler ve ailelerini daha bilinçli hale getirerek epilepsiyle daha bilinçli mücadele etmelerini sağlamak.

  2. Konu hakkında toplumu, tüm kesimleriyle bilgilendirerek, oluşacak olan yanlış anlamaları, uygulamaları ve tüm bunlara paralel oluşan önyargıları bertaraf ermek.

     Bu iki temel unsur tüm ülkede verimli bir şekilde uygulanmaya başlandığında gerçek bir başarıdan bahsetmemiz mümkün olacaktır.

    Gelişmiş şehirlerimizde sağlanan başarının sadece bir yanılsama olacağının hepimiz farkındayızdır. Zira kerpiçten evlerde nöbet geçiren insanlarımızla binalarda aynı duruma maruz kalanlar arasında nasıl bir farklılık olabilir?

     Sağlık ve huzurla kalın..

     Alparslan VARER

Copyright © Epilepsi ve Toplum Derneği