|
Merhaba Sevgili Dostlar
Yıllar boyu ülkemizde, epilepsinin ne olduğu tam
anlamıyla halkımıza anlatılmamış ve bu nedenden
dolayı yüzde doksan oranda insanımız konu hakkında
bilgisiz durumdadır. Halen insanlarımız epilepsinin
doğuştan olduğu, daha sonra kimsenin başına gelmeyeceği,
epilepsi nöbetlerinde soğan, sarımsak koklatmanın
doğru olduğu ve bunun gibi yanlış bilgilere sahipler. Her an her zaman herkesin başına
gelebileceğini söylediğimizdeyse şaşkınlıkla
karşılamaktadırlar. Tabi, biz de dünyanın en eski ve
en sık rastlanan beyin rahatsızlığı konusunda nasıl
böylesine bilgisiz kaldığımıza şaşırmaktayız.
Bunların yanı sıra, epilepsiyi yaşayan aileler ve
yakınları açısından duruma bakıldığı zaman tam bir
umutsuzluk tablosuyla karşılaşmaktayız. Epilepsinin
tedavisi konusunda birinci unsur olan aileler ve
epilepsi olan
kişinin son derece sağlıklı bir bilinç
düzeyine sahip olması gerekirken durum sanılanın
aksine bir tabloyu bize göstermektedir.
Sevgili dostlar, şu iyi bilinmelidir, epilepside
alınan ilaçlarda ve hekimler hastalığın tedavi
sürecinde %50 öneme sahiptir. Diğer %50'yi ilse epilepsiyi
yaşayan insanlarımızın tam anlamıyla konu hakkında
bilgili, uyum içinde olmaları, kendilerine güvenerek sosyal
yaşama katılımcı olmaları kapsamaktadır. Kusura
bakmayın fakat, bunu anlamayanlar düzelmeyi
beklemesinler.!
Pasif, kendine güveni olmayan kişilerin epilepsiyle
mücadele etmeleri mümkün değildir. Zira epilepsiyle
mücadele edebilmek için var olan gerçeği, yani
epilepsi olduğunuzu kabullenmek durumundasınız.
Ancak bu şekilde durumunuz hakkında doğru bir
saptama yaparak eksik noktaların farkına varabilir
ve düzeltebilirsiniz. İşte iyileşmenin temelinde
yatan gerçek budur. Bunu anlamayanlar sadece hekim
ve ilaç peşinde koşarak senelerini harcarlar, geriye dönüp
baktıklarında "bir adam bir şeyler yazmıştı ama ben
anlamadım yada anlamak istemedim, belki de medeti
başkalarında aramak kolayıma geldi" diyeceklerdir.
Bu yazıyı dunu diyenlerden biri yazısıdır.!
Hekiminizle barışık bir şekilde tedavinizi yürütün
ama sizinle barışık kalamayan, size tepeden bakarak,
üzerinizde hakimiyet kurmak kaydıyla tedavinizi
yürütmeye çalışan hekimleri, mevki ve sıfatı ne
olursa olsun irdeleyin. Başınız sıkıştığında
arayamayacağınız, sizdeki beklenmeyen bir değişimi
haber vererek fikir alamayacağınız, yani organize bir şekilde hareket
edemeyeceğiniz bir hekim size ne verebilir?
Hekim değiştirilmesi taraftarı değilim fakat
hastasına köle muamelesi yapan kibirli ve
karşısındakini dinlemekten uzak hekimlerin bir işe
yaramadığını, tam aksine tedavi sürecini uzatarak
epilepsinin daha da problem verici hal almasına
neden olduklarını da bir çok örneğiyle biliyorum.
İçinizdeki gücü küçümsemeyin, iyileşme adına gerekli
olan coşkuyu ve iç dinamiğini yakalarsanız da ortaya
çıkan potansiyel, size de sizin gibi olanlara da
ışık tutacaktır.
Sağlık ve huzurla kalın..
Alparslan VARER
|